Acaba diye düşünüyorum; kaç kadın oh be benim günüm bugün! Diyebildi ki ? bence % 30 demiştir herhalde,iyimser yaklaştığımı düşünüyorum daha azdır büyü ihtimal bu oran...Emektar kadınların günü,1921 yılından beri hangi kadın tam olarak doya doya yaşadı gününü ki? Erkek dünyasının bizi bahşettiği bugünü...Kaç kadın yapılacak onca işinin arasından kendine; dur be kadın!kalsın her şey bir günde düşünmeyim hiçbir şeyi. Çıkayım alayım bir otobüs bileti, beni nereye götürürse orada iniyim.Kimsenin tanımadığı, suskun,istekli gözlerden uzak bir günüm olsun,dolaşayım,keşfedeyim kendimde yeni bir şey,yeni birileriyle sohbet ediyim,gereksiz ama sırf hoşuma gitti diye bir şeyler alıyım o günümü hatırlatacak benim günüm bir günlük benim!:)Ya da sevdiğimiz erkeklerimizi bir kenara bırakıp bizden olanla geçirilecek koca bir gün sabaha kadar...
Hatta ileri gidip ilerde şöyle bir şey yapmalıyız;Tüm erkek ve çocukları ertesi güne kadar uzay sistemindeki uzak bir yere nakledip ya da daha akla yatanı her ülke bir günlüğüne onları ülke dışına çıkarsa tüm kadınlar çıkıp birlikte kahvaltı yapsak,gezsek sokaklarda,nasıl olmamız gerektiğini, konuşmasalarda gözleriyle ifade eden tüm diğerleri olmadan istediğimiz gibi olsak,giyinsek,konuşsak,sokakta süzen,iş yerinde bizi soyan sırtlanlar olmadan... Hem bu şekilde yapmamız baskı altındaki kadınların da erkek gözünden değilde kadın tarafından bakmasına olanak sağlamaz mıy dı?Erkeklere uyup kadınların kadınlara yaptığı erkek yorumlarından kurtulmamızı ve kendimizle barışmamızı sağlanamaz mıy dıki?O günden sora;A aa şu şöyle yapmış hiç yakışıyor mu? ya da sırf içinden geliyor diye yaptığı şeyleri onaylamayıp bize laf atan kişilere Kadın O istediğini yapar desek!Böylece kendimizi de baltalamamış olmaz mıy dık ki?
8 Mar 2010
4 Mar 2010
147'likler
'60 darbesinin sonucunda kurulan Milli Birlik Komitesi'nin 147 öğretim üyesinin uzaklaştırılmasıdır.İçlerin de
-->Ali Fuat Başgil, Sabahattin Eyüboğlu, Yavuz Abadan, Nusret Hızır, Tarık Zafer Tunaya, Mina Urgan, Haldun Taner de vardır.Bu olay tarihimizin en kara tarihlerinden biridir.İşlerinden alınmasının nedeni ise :işlerini yapmayan,tembel,reformu desteklemedikleri iddiasıdır!İroni galiba tarihimizin her yerinde.İşlerinden alındıkları için üniversitelerde eğitim sekteye uğramış ve zaten az olan öğretim üyelerinin sürülmesiyle de eğitim darbe almıştır.O zamanlar da Haldun Taner yazılarıyla bu olayları kınamış öğretim üyelerini desteklemiş ve yüreklendirmiştir.Bundan 2yıl sonra geri dönmeleri için karar çıkarılmıştır.2yıl az bir zaman olarak görülebilir ama eğitim ve bizim için ne kadar büyük bir kayıp görebiliyorum ...
-->Ali Fuat Başgil, Sabahattin Eyüboğlu, Yavuz Abadan, Nusret Hızır, Tarık Zafer Tunaya, Mina Urgan, Haldun Taner de vardır.Bu olay tarihimizin en kara tarihlerinden biridir.İşlerinden alınmasının nedeni ise :işlerini yapmayan,tembel,reformu desteklemedikleri iddiasıdır!İroni galiba tarihimizin her yerinde.İşlerinden alındıkları için üniversitelerde eğitim sekteye uğramış ve zaten az olan öğretim üyelerinin sürülmesiyle de eğitim darbe almıştır.O zamanlar da Haldun Taner yazılarıyla bu olayları kınamış öğretim üyelerini desteklemiş ve yüreklendirmiştir.Bundan 2yıl sonra geri dönmeleri için karar çıkarılmıştır.2yıl az bir zaman olarak görülebilir ama eğitim ve bizim için ne kadar büyük bir kayıp görebiliyorum ...
20 Eyl 2009
Seni,Onu,Bizi!
En büyük engel insanın kendisiydi.Siz en büyük engel Sizsiniz!diyen 10 adımda mutluluklar,pozitif yaşam ipucları kitapları…Ya bizi sevenler? Öyle dediğimiz, umutlarımızı,ideallerimizi,diğerlerine göre olanaksız denilen şeylerimizi paylaştığımız,bize inanarak evlendiğimiz ve belki de onlardan çocuğumuz olan kişiler-Kişi?Sevdiğini sandığımız amacı basitçe bizi korumak gibi görünen ideal zevceler!Yumuşak başlı ideal anne ve babalar!Nasıl da anlar bakmıştı?Sokağın köşesinde konuşurken Sana!Ne oldu? Sadece anlayış mıydı bu?Ne kadar acıydı, anlayış göstermek,unutmak ondan daha ağır ve aşağılağıyıcı olmadı...Yıllarca unutturdu Sana olan o sonsuz dediği bencilliğiyle,sevgisiyle! Ona göre sevgiydi.Soyutlamak,kendini ve seni, ailenin ideal koca ve karıları haline getirmek.O da ne yapsın dı dimi ?Öyle bir ülkedeydi ki yaşam bile tefeci,bezirgan,finans,kapital ortaklığının indi bindi oyunuydu düzen gibi.İnananlar,yürekliler solacak yerini anlayışlı ağır başlı eşlere bırakacaklardı,sonsuz açık kollarıyla!Sevginin ne demek olduğunu unutarak sömürücekti Seni ideal Sen? olmaya.Neler konuşurdunuz hatırlar mısın?Tek düşündüğün iyi bir zevcem ,güzel bir çocuğum,bir ev,araba olduğu olurdu.Ya sen?Seninle yürüyen o heyecanlı kadın,erkek silüeti?Düzen bu diye sevgiler de mi böyle mi olucaktı?Saygı küfür etmemek,eşe bakmak,çocuk vermek,aldatmamak mıydı?En önemlisi neydi hatırla ?Onunla konuşurdunuz sabahlara dek.Bu değil di sebebi hayatın, bu değildi sevmek!Ruhunu unuttun en büyük acıyı verdin kollarınla Ona,sarıldın tepkisiz anlayışınla!O vardı gurur duyduğun adam-kadın ne yaptın Ona?İnandığın,sevdiğin,dinlediğin,tartıştığın,çatıştığın Sen! Ama dinleyen Sen!Rahatlığa koyverdin kendini sonra Onu çağırdın kulağına tatlı tatlı fısıldayarak yuttun SENİ,ONU, BİZİ!
19 Eyl 2009
John Eric Kaada
Evet bayadır dinlediğim ve çok sevdiğim bir sanatçı.Eğer Sigur Ross ve Max Richter tarzına öldüm bittim diyorsanız bide bunu dinleyin derim.1975 Doğumlu Norveçli bir müzisyen bende ki albümü ''Music For Moviebikers'' bunu hayali bir film için yapmış.Bu albümde ki favorim ise ''The Small Stuff'' dır.Onu dinlerken hayallere dalıyorum,her şey yavaş ve eğlenceli geliyor,huzur doluyorum.Kaada'nın üyesi olduğu bir başka grup da Cloroform bunun hakkında pek bilgim yok ama araştırmak istiyorum.Diğer albümleri ise bunlar:
1- thank you for giving me your valuable time (2001) (2003'te amerika'da)
2- mecd (2004)
3- romances (2004) (mike patton ile beraber)
4- music for moviebikers (2006)
5- kaada/patton live (dvd) (2007)
1- thank you for giving me your valuable time (2001) (2003'te amerika'da)
2- mecd (2004)
3- romances (2004) (mike patton ile beraber)
4- music for moviebikers (2006)
5- kaada/patton live (dvd) (2007)
13 Eyl 2009
Zero No Tskaima
Bu başladığım yeni bir anime .Fantastik,romantik ve biraz da hentai tarzı.İlk bölümünün ismini öğrendiğim de koptum ''Erkeklerden Güzel Hayvan Olur''.Bunun nedeni ise başroldeki Louise nin hizmetkarının bir erkek olması!Neyse şuan 5. bölümdeyim uzun soluklu bir anime değil kendisi galiba ya da başka türlemeleri de mevcut.İlk bölümlerinden dayanarak bu biraz da vizyonlardaki Harry Potter in anime olanı ve biraz da cinsellik katılmış hali.Büyü Okulumuzun adı Tristein Büyü Okulu .Okulun müdürü Osmond-Samo,kendisi olması gerektiği gibi beyaz dizlerine kadar bir sakallı amcamız ama O diğerlerinden farklı yapan ise sapık olması sekreterine dokunmak için büyüler yapıyor misal ,küçük faresini sekreterinin külot şeklini ve rengini görmek için kullanıyor.:).Başka dikkatimi çeken Okulumuz da gayet ergin güzel bomba göğüslü ve ateşli ablamız Von Anholt Zerbst miz var ama kendisini şimdikilerde ki solaryum güzellerine benzetebilirsiniz ilk baktığınızda şişkin memelerden sonra ...Ama bölümlerimiz kısa 18 dakika ama bir bakmanızı tasviye ederim :P
18 Ağu 2009
Rüya...

Ben çıplak, ağaç siyah ve çıplak ,sevgili çıplak ...
Ağaç korkutuyor beni...
O kadar büyük ki o kadar yalnız ve dökülmüş...
İki yanında öYlece duran iki insan ..
İçim üşüyor .
Ağaç benim eserim ,benim günahım.
Koca kara biR ağaç ...
Yerde yaprak yok yer siyah ve kuru siyah.
Ağaç korkuyorum..
AşağIYa yuvarlanıyorum dizlerim kan ve diken...
Birkaç yaprak buluyorum
Mutluyum yukarı çıkıyorum.
Takıyorum dallarına gidip sevgiliye sarılıyorum...
Yapraklar uçuyor ağaç büyüyor...
Sevgilim soğuk ve çıplak.. .
Yapma! Diyorum bak bana ! İzin verme!
Ağaç büyüyor biz ölüyoruz yapma !
Elimi çekiyor karışığım ben,bırak beni!
Zaman girsin ve silsin seni.
Başım göğsünde, O küçük deniz kabuğu...
Hissiz kafamı kaldırıyorum
Kendinden çekip aşağıya iniyor...
O çekip ve itiş !
O ses O an...
Ağaca dayanıyorum kötülüğüm,günahım!
Kalkıyorum küfürler yağdırıyorum,tekmeliyorum.
Bedenime ağaç kabukları batıyor
Battıkça daha sert,kan aktıkça daha kuvvetli..
Vurdukça bağırıyorum boşluğa bana neden bunu yaptın!
Neden inanmadın bana !
Rahat bırak beni !
Artık beyaz değilim kırmızıya dönüyorum...
Yere eğiliyorum toprak anaya!
Kucağına ayaklarımı sokuyorum,
Ağacın köküne iniyorum
Kanlarım damlıyor köklere , akıttıkça ağaç küçülüyor.
O küçüldükçe ben gülüyorum
Kan balcığının içinde ayaklarımı sallıyorum...
Ağaç korkutuyor beni...
O kadar büyük ki o kadar yalnız ve dökülmüş...
İki yanında öYlece duran iki insan ..
İçim üşüyor .
Ağaç benim eserim ,benim günahım.
Koca kara biR ağaç ...
Yerde yaprak yok yer siyah ve kuru siyah.
Ağaç korkuyorum..
AşağIYa yuvarlanıyorum dizlerim kan ve diken...
Birkaç yaprak buluyorum
Mutluyum yukarı çıkıyorum.
Takıyorum dallarına gidip sevgiliye sarılıyorum...
Yapraklar uçuyor ağaç büyüyor...
Sevgilim soğuk ve çıplak.. .
Yapma! Diyorum bak bana ! İzin verme!
Ağaç büyüyor biz ölüyoruz yapma !
Elimi çekiyor karışığım ben,bırak beni!
Zaman girsin ve silsin seni.
Başım göğsünde, O küçük deniz kabuğu...
Hissiz kafamı kaldırıyorum
Kendinden çekip aşağıya iniyor...
O çekip ve itiş !
O ses O an...
Ağaca dayanıyorum kötülüğüm,günahım!
Kalkıyorum küfürler yağdırıyorum,tekmeliyorum.
Bedenime ağaç kabukları batıyor
Battıkça daha sert,kan aktıkça daha kuvvetli..
Vurdukça bağırıyorum boşluğa bana neden bunu yaptın!
Neden inanmadın bana !
Rahat bırak beni !
Artık beyaz değilim kırmızıya dönüyorum...
Yere eğiliyorum toprak anaya!
Kucağına ayaklarımı sokuyorum,
Ağacın köküne iniyorum
Kanlarım damlıyor köklere , akıttıkça ağaç küçülüyor.
O küçüldükçe ben gülüyorum
Kan balcığının içinde ayaklarımı sallıyorum...
İstemsiz Beden Hareketleri

Alzheimer hastası gibi devamlı bir yerlerin hareket halinde .Kafanı kaşımayı bırakırsan ,olmayan tırnaklarınla yüzünü tırmalarsın ,kollarınla istemsiz bedenine vurursun,dişlerini sıkarsın,dişini bedenine geçirirsin..Bedenini yormak istersin sabahtan-akşama kadar koşturursun Onu ama yorulmamıştır işte.Beynin hakimiyetini yitirmesi ...Kalbinin bedenine ve Sana hükmetmesi!Oturamazsın!Kalksan olmaz ,5 dakika otursan, bağırma isteği duyarsın,sessizce bağırırsın boğazın acımaya dek..Nefes alman o kadar güç ki pencereyi açsan kendini dışarı atsan da geçmez Kesik kesik acı duyarak alırsın .Konsantrasyon ise sormayın! 2 dakika odaklanamazsın deli gibi bir şeyler yapıp bırakıp durursun.Paranoya düşüncelerin -Şu an Beni siliyor evet her dakika daha hızlı ya da birileriyle mi görüşüyor ki?Evet evet Beni yıkmaya çalışıyor?Belki de beni anlatıp eskisine,eskisi onu teselli ediyor?Kapı çalar belki odur?:) Tabi ki O değil salak :(!...- Yalnız uyumak ,yanında olmamak .Ahhhhhh!Yardımcı olmuyor hiç bir bok!İç huzurum yok,dengem gidik ,uyumak istemiyorum ve uyanmak ve işe gitmek.İşe gidip 6'yı beklemek !İşe gitmedin diye patrondan azar işitmek_kahretsin!- ama umrunda olmaması!Bedenin de bir yara var sanmak her noktasına bakmak ama bir şey bulamamak!
Zaman zaman bekle! Zaman !Hiperaktivitine baş eğ, git, gel,yat ,ye ,kalk dolan...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





