Geçen haftadaki sayfa görünümleri

Sayfalar

27 Eyl 2010

Kelime Türetme...

Baba:Şişko domates yarım kilo patetesss:)
Bulut:Yutmak istiyorum.
Defter:Bir sürü defterim olsun
Boya kalemleri:Şurayı ne renk yapsam?
Kedi:İncam,Noam,torunlarım...
İş:Kendimi idame ettirmem gerek
Kürek:3 giriş çekiyoruz 10 tempolu  devam :)
İnsanlar:Bazen korkuyorum
Ev:Nerede?
Telefon:Mesaj yazamıyorum niye ki?
Ev Sahibi:Çirkeflik
Kızma:Uzak dur Benden
Ağlamak:Gözüm balon oldu..
Çiçek:Biberlerim kızarmış
Parfüm:Bugün de sıkmadım yaa :(
Pencere:Kocamaaan penceler istiyorum
Sakinlik:Mutluluk
Üzmek:Kimseyi üzemem ben
Sevmek:İçimden gelen
Taksim:Kargaşa.Ben buraya ait değilim
Kuzguncuk:Akşamları hava alma yerim sığınak
Annem:Kahramanım! :)

7 Eyl 2010

Deli....

         Deliydi!İnsanlar böyle derlermiş ... Küçüklükten beri kendiyle konuşurdu.. Ablası,abisi dışarıda oynarken O tiyatro yapar,aynalı komadinde suratlar yaratır ,hayaller kurardı.. Hep ölümü düşlerdi annesigilin yatak odasında ki pencerenin kenarından koca kırmızı oje lekesi...Hayır leke değil di o!Kanıydı orada öylece pencere kenarında ölmüştü sessizce. Ölüm? kötü değil di küçükken hiç öyle görmezdi.Ölüm sakinlik di huzur verici boşluktu ...Her pencereye gittiğin de hüzünlü bir hikaye uydururdu.İzlediği bir filmde erkeğin eve doğru koştuğunu ve geç kaldığını  görmüştü çünkü böyle diyordu.Aldı kollarına cansız kadının bedenini,koştu ağlayarak ..Bunu hayal ederdi.Kadın bunu seçmişti..Hep bu filmi düşündü neydi bu film?Bulamadı tek bir sahne kaldı gerisin geri...Tuvalette ki pas lekesine de bir yorum getirmişti dedesiydi O!Dedesi klozette düşmüş ölmüştü.Korkardı oraya gitmeye evin en kuytu yeri..Tek ölüm kötüydü o oda Onun  ki.Çok severdi Onu..  Onun öğlen ezanında öldüğünü duymuştu büyüklerden.O yolda öldüğünde  O da annanenisiyle evdeydi ,hatırlamıyor bunları O na sonradan denildi bu pas hikayesini kurduktan sonra...O an hiç susmadan ağlamış,hissetmiş ve susmamış..Küçüklüğüne dair tek hatırladığı annanesinin 3 katlı evinin orta merdivenlerini süpürgeyle tozuturken Onun gülerek karşıdan geldiğidir bir anlık görünmüş ve gitmiştir neredeyse oraya...Tek ölüm kötü O nun olması her öğle ezanın da perdenin arkasında ağladı ,Onu bekledi gelip alacaktı hep böyle düşündü...Anne babasıyla ilişkisi? Onlar hayat telaşında olduklarından azdı ..Devamlı içinden söylenirdi,ağzını oynatarak sinirlendiğinde,Babası --Hanım bak gene bir şeyler söyleniyor derdi  
....Arkadaşı yoktu ablasına  askıntı gezmek zorunda kalırdı.Ablasının kolunda naylondan bilezikler  sokakta ip atlamacılar O sadece ipin içinde olan kişi olurdu hiç sevmezdi atlamayı hele ki yapamadığı bir şeyse nefret doğruydu ...Abisine cadılı olup olmadık hikayeler anlatır sora da kıs kıs gülerdi,ablasının anlattığı zombili ,mezarlıklı hikayeler yüzünden ömrü boyunca mezarlığa giremedi.Ölüm sessizlikti,sakinlikti ablasının hikayelerinde ölüler canlanırdı,huzursuz vericiydi ölü.. Sakinlik olmalıydı O öle düşlerdi yıkılmıştı huzur imajı.Ölülerin Ondan huzur istemelerinden korktu,büyük ninesinin elini hiç tutamazdı bu yüzden.Ölü bir kemik di Ona dokunursa huzursuzluk geçerdi..Gene de Onu severdi köyün en akıllı kadınıymış,deli dolu köydeki diğer kadınlar içinde imtihana girip Türkçe okuma yazma belgesi almış ti zamanın da :).
      Elektronik aletlerinin içlerini açıp sökmeyi,teknolojik bir şey yapma çalışmayı,olmayınca da abisine suçu atıp bir fiske yememeyi iyi bilirmiş..İlk aşkı anaokulunda ki tombik yanaklı..Bir gün erkeklerle trafik oyunu oynamayı seçtiğinden,Onu yanına almadığından koca yarım yıllık ilişkisini  söküp atmış..Çünkü O da trafik  oynamayı seviyormuş,pipisi olmadığı için yaptığı affedilemezmiş!Pipi konusu saplantıymış abisinin sünnet törenin de kıskandığından törende azıtıp Benimde vardı da babam kesip attı diyecek kadar büyük ..  Devamlı ayakta işemeye çalışıp Benimde pipim olsa böyle yandan gitmeyecek demesi bu yüzdenmiş...Anaokulunda diğer çocukların bez patik gibi ayakkabılar giymesine karşın ortopedik ayakkabı giymiş olan çocuk,gücü ayakkabısından gelen çocuk! devamlı kendisini sıkıştırıp  o demirli ayakkabılarıyla ayaklarına vuran çocuk! ezici erkek modeli Ona karşı bez patiklerle güçsüz olmanın verdiği duygu..:(
   Evin salonu girilmeyen evin korkulu yeri saydığı klozetin yanı çok sessiz,gizemli yer.Gizlice girip her şeyi karıştırırmış hatta bu karıştırmaların da ablasının annesinin ölüm haberlerini bulmuş aklı daha ermediğinden mi dersiniz ki böyle bir şey çözülemez  o yaşta!Ablasına üvey üvey diyip,babasına devamlı O kadın kim diye sorarmış ki, bu gizi yıllar sonra öğrenmiş Ablasından büyük bir özür dileyerek çocukça bir şeydi yaptığım diyerek  ....
Resim yazısı ekle
      İlkokul hırslı bir çocuk her yönde akıl timsali,gıcık küçük kız modeli..İkircikli ilk duygusal ilişki hep bu Georgia adlı çocuk dizisinin hayata yansıması 2 ayrı sevgi biri gözlüklü öğretmenin çocuğu (statü) diğeri kadar zeki olan yakışıklı zıpır(zibidi).2side rakip 2de arkadaş  İkisini de sevme içgüdüsü birlikte..Ve olmadık kıskançlık hayalleri hiçbir zaman açılmama ...

     İlk cinsel istismar bunu yıllar sonra anlayabilme ..Oyundu  Yapılan öle demişti küçük bir oyun oynacaz şimdi.. Üzülmeyin herkes de 1 adet kesin mevcut ya akrabaların ya da çevrede ki sizden büyük çocukların dokunma deneyimleri onuralamaz yara açmayan ya da açan hiç bir zaman yaptıklarını nedeni şundan dolayı şöyle oldum diyemezsin neyse...İlerde diğer ellenenlerle bana bunu yaptı Oha bana sadece bunu yaptı denilen artık kazık olmuş adamların utandığı mevzuları mağdurların konuşması ..
    Gezinmeler o şehirden o şehre taşınmalar kardeşinle aynı okulda okuma deneyimleri,Senden sadece 2 sınıf altlara gidip hocalık duygunu tatmin etme,köy kokuları terörist korkusu,ağalar,paşalar küçük yerlerin güzellikleri...
   Yaz tatilleri zorla yatılan uykular,zorla gidilen camiler,iri kıyım kızların seçilmesi, dinden ilk soğuma ve her yaz, her yaz sadece Sübhaneke  öğrenmeler,annenizin hayata karşı agresifliği, korkmalar, ananevi ilacı içip götünüzden alev çıkacak kadar ateşlenmeler ama diyememe...
   Artık ortaokuldayız abisinin en yakın arkadaşına 6 yıllık platonik sevgi,en güzelinden...Pis ergen erkeklerden iğrenme,hormonsal hayvanlar...En yakın arkadaşın,sevdiğin çocukla çıkması gizliden atılan kazıklar!Yarışlar,beklentiler,ders ders...
   Kötü olaylar,kandırılmalar,sevgi sömürmeleri,intihar planları,birkaç kez denemeler,kanıtmalar,kanırtmalar,taklitler,gülmeler,deli dolu olmalar,hayatı olduğu gibi görme yaşama ve unutmalar,hissizleşmeler,durup dururken ağlamalar,uyumak istememeler,içip içip sıçmalar,ruhunda ki yarayı unutmamak için sevişmelerle milleti uzak tutmalar ,sevgiler,ilk heyecanlar,hediyeler,saçını kazıtmalar,ilk aşk,umutsuz aşk,huzur bulmalar,yitirmeler,kavgalar,esrime zamanları ,süklüm eşyalar-püklüm bavullar,gitmeler,gelmeler,ihanetler,umursamamışlık,denge,saç kesmeler,deli rüyalar,korkutmalar,özlemeler,iç geçirişler,boşluk hissi,arkadaşlar,gezentiler,işler,güçler,duygular...
BİR DELİNİN İÇ DÜNYASI, RÜYASI

28 Haz 2010

İnkuş Zamanları

İşten erken çıktım dedim ki çocuğu kreşten alacam :)Serviste plan yaptım evde mi iniyim?,akşam mı alıyım sora mı?, mamamız ve kumumuz sınırlı olduğu için diğer evime gitme kararı verdim  ve inmedim.Mamacımızda indim mama,kum evet oldu bu iş :) Doğru eve.Evde Rauf vardı gitmeye hazırlanıyormuş biraz sohbet ettik.Dedim oturup kalmayayım tuvalet kum mama hazırız,fesleğenler kendinden geçmiş biraz üzüldüm yarın onları serin evime getirecem.Neyse  kuşumu (kedime İnkuş derim ve bazen sadece kuş:))aldım,çantamda çocuk malzemeleri harbiden kreşten çocuğunu alan anne edasında seri ve kararlı çıktık yola (çıktım dediğim kapının önüne) eee bekle bekle taksiler durmuyor. İnkuş ağlıyor bir taksinin önüne atladım,atmacadan yavrusunu koruyan kuş edasında bu laf böyle miydi ? Uydurmuş da olabilirim..Diğer yola geçip taksiyi çevirdim  Neyse ki adam uyuz,hayvan sevmeyen biri çıkmadı çok kibar bir adamdı :)1000 de 1 denk geliyor.Arabada giderken baktım bizim ki salyalanmış kusmuş hanım, parmaklarımı burnuna sürterek sakinleştirdim Nese ki hemen geldik evimize.İnkuş'u çıkardım her yeri gezdi, kokladı ,balkona çıktı ki şimdi bile avcı edasıyla takılıyor ara ara serin geldi ki yere yatıyor ..O yerde ben  koltukta birbirimize bakıyoruz.Koltuklarımı tıngırtdatmaya başladı :).Evde bir ses olması güzel :)İnkuş evimde ilk misafirim bende Ona iyi davranıyorum biliyoruz ki iki gün sora O Beni ısıracak Bende Ona pıs pıs sıkacam(İnkayı uzaklaştırma aleti parfüm ve benzeri şişeler ama asla suratına değil! öteden ) O da misafirliğini biliyor!Şimdilik çok hanımız ikramlar, yok Sen allar,şuraya uzansam rahatsız olmazsın dimi canımlar hıhıh :)Aldığım mamayı sevdi şimdiye kadar üç kere yedi ki ben içerdeyken eminim o kadarla da kalmamıştır :) Odayı toplarken çocuklarımdan birini yedi (örümcekler :) )sanki ağzında bir şey yok gibi baktı yediğini biliyorum dedim.Şimdi balkonda akşam sefası yapıyor.İyi ki biraz yıkadım balkonu  sildim kapının önüne ıslak yer bezi koydum ,pislik olmasın diye annelerin ayağını silmeden geçme!!modu.Birazdan pencereye çıkıp -Ezan okundu çabuk eve diye çığıracam Şimdilik bu kadar İnkuş zamanından...

24 Haz 2010

Kadın Ağrısı

        Bugün aklıma düştü o kadar çok şey yazacak şey varama bu gereksiz şey üstüne; Bugün düşündüm,güldüm ve hayal ettim.Her neyse bugün ki konum zat-ı kadınların muayyen zamanları hakkında, haliyle her ay bende yumurtladığımdan o büyük gün de bugündü ağrıdan ölüp apranax  mı-minoset mi içmediğim şey kalmadı ve hala   sonuç 0.Sonra aklıma çıplak ayakla yere basmanın arttırıcı etkisini düşündüm ve sonra ya ilk çağlarda       hep yere basıyorsun, yerde yatıyon o zaman yok ki apranax fort  atıp sıcak su torbanın üstüne yatmak  neyim... Sora yere basma çocuğun  olmaz  lafı ee hani ben nasın oldum ?Kadınlar çatır çatır doğurdu o devirde.Bu çağlar bize yeni mincon ağrıları bağışladı ve de deyimler; karnını sıcak tut, yere basma çocuğun olmaz,düşer....bla bla bla

8 Mar 2010

Kadın

    Acaba diye düşünüyorum; kaç kadın oh be benim günüm bugün! Diyebildi ki ? bence % 30 demiştir herhalde,iyimser yaklaştığımı düşünüyorum daha azdır  büyü ihtimal bu oran...Emektar kadınların günü,1921 yılından beri hangi kadın tam olarak doya doya yaşadı gününü ki? Erkek dünyasının bizi bahşettiği bugünü...Kaç kadın yapılacak onca işinin arasından kendine; dur be kadın!kalsın her şey bir günde düşünmeyim hiçbir şeyi. Çıkayım alayım bir otobüs bileti, beni nereye götürürse orada iniyim.Kimsenin tanımadığı, suskun,istekli gözlerden uzak bir günüm olsun,dolaşayım,keşfedeyim kendimde yeni bir şey,yeni birileriyle sohbet ediyim,gereksiz ama sırf hoşuma gitti diye bir şeyler alıyım o günümü hatırlatacak benim günüm bir günlük benim!:)Ya da sevdiğimiz erkeklerimizi bir  kenara bırakıp bizden olanla geçirilecek koca bir gün sabaha kadar...
Hatta ileri gidip ilerde şöyle bir şey yapmalıyız;Tüm erkek ve çocukları ertesi güne kadar uzay sistemindeki uzak bir yere nakledip ya da daha akla yatanı her ülke bir günlüğüne onları ülke dışına çıkarsa tüm kadınlar çıkıp birlikte kahvaltı yapsak,gezsek sokaklarda,nasıl olmamız gerektiğini, konuşmasalarda gözleriyle ifade eden tüm diğerleri olmadan istediğimiz gibi olsak,giyinsek,konuşsak,sokakta süzen,iş yerinde bizi soyan sırtlanlar olmadan... Hem bu şekilde yapmamız baskı altındaki kadınların da erkek gözünden değilde kadın tarafından bakmasına olanak sağlamaz mıy dı?Erkeklere uyup kadınların kadınlara yaptığı erkek yorumlarından kurtulmamızı ve kendimizle barışmamızı sağlanamaz mıy dıki?O günden sora;A aa şu şöyle yapmış hiç yakışıyor mu? ya da sırf içinden geliyor diye yaptığı şeyleri onaylamayıp bize laf atan kişilere Kadın O istediğini yapar desek!Böylece kendimizi de baltalamamış olmaz mıy dık ki?

4 Mar 2010

147'likler

   '60 darbesinin sonucunda kurulan Milli Birlik Komitesi'nin 147 öğretim üyesinin uzaklaştırılmasıdır.İçlerin de
-->Ali Fuat Başgil, Sabahattin Eyüboğlu, Yavuz Abadan, Nusret Hızır, Tarık Zafer Tunaya, Mina Urgan, Haldun Taner de vardır.Bu olay tarihimizin en kara tarihlerinden biridir.İşlerinden alınmasının nedeni ise :işlerini yapmayan,tembel,reformu desteklemedikleri iddiasıdır!İroni galiba tarihimizin her yerinde.İşlerinden alındıkları için üniversitelerde  eğitim sekteye uğramış ve zaten az olan öğretim üyelerinin sürülmesiyle de eğitim darbe  almıştır.O zamanlar da Haldun Taner yazılarıyla bu olayları kınamış öğretim üyelerini desteklemiş  ve yüreklendirmiştir.Bundan 2yıl sonra geri dönmeleri için karar çıkarılmıştır.2yıl az bir zaman olarak görülebilir ama eğitim ve bizim için ne kadar büyük bir kayıp görebiliyorum ...

20 Eyl 2009

Seni,Onu,Bizi!


         En büyük engel insanın kendisiydi.Siz en büyük engel Sizsiniz!diyen 10 adımda mutluluklar,pozitif yaşam ipucları kitapları…Ya bizi sevenler? Öyle dediğimiz, umutlarımızı,ideallerimizi,diğerlerine göre olanaksız denilen şeylerimizi paylaştığımız,bize inanarak evlendiğimiz ve belki de onlardan çocuğumuz olan kişiler-Kişi?Sevdiğini sandığımız amacı basitçe bizi korumak gibi görünen ideal zevceler!Yumuşak başlı ideal anne ve babalar!Nasıl da anlar bakmıştı?Sokağın köşesinde konuşurken Sana!Ne oldu? Sadece anlayış mıydı bu?Ne kadar acıydı, anlayış göstermek,unutmak ondan daha ağır ve aşağılağıyıcı olmadı...Yıllarca unutturdu Sana olan o sonsuz dediği bencilliğiyle,sevgisiyle! Ona göre sevgiydi.Soyutlamak,kendini ve seni, ailenin ideal koca ve karıları haline getirmek.O da  ne yapsın dı dimi ?Öyle bir ülkedeydi ki yaşam bile tefeci,bezirgan,finans,kapital ortaklığının indi bindi oyunuydu düzen gibi.İnananlar,yürekliler solacak yerini anlayışlı ağır başlı eşlere bırakacaklardı,sonsuz açık kollarıyla!Sevginin ne demek olduğunu unutarak sömürücekti Seni ideal Sen? olmaya.Neler konuşurdunuz hatırlar mısın?Tek düşündüğün iyi bir zevcem ,güzel bir çocuğum,bir ev,araba olduğu olurdu.Ya sen?Seninle yürüyen o heyecanlı kadın,erkek silüeti?Düzen bu diye sevgiler de mi böyle mi olucaktı?Saygı küfür etmemek,eşe bakmak,çocuk vermek,aldatmamak mıydı?En önemlisi neydi hatırla ?Onunla  konuşurdunuz sabahlara dek.Bu değil di sebebi hayatın, bu değildi sevmek!Ruhunu unuttun en büyük acıyı verdin kollarınla Ona,sarıldın  tepkisiz anlayışınla!O vardı  gurur duyduğun adam-kadın ne yaptın  Ona?İnandığın,sevdiğin,dinlediğin,tartıştığın,çatıştığın Sen! Ama dinleyen Sen!Rahatlığa koyverdin kendini sonra Onu çağırdın kulağına tatlı tatlı fısıldayarak yuttun SENİ,ONU, BİZİ!