Geçen haftadaki sayfa görünümleri

Sayfalar

4 Eki 2010

İnkuş'um

     Eve gelirken birkaç gündür orada tombik bir kedi,kapıyı açtığımda çıkmak isteyecek sanıyorum...Günlerdir tek düşündüğüm  ve her eve girdiğimde aldanışım...Bu istemsiz bir düşünce.-Gir içeri annecim diyecem,açıyorum yok kimse,gitmişti... :(Mama kapında maması hala duruyor öylecene  bıraktım orada,kakasının  balkondan gelen kokusunu yatarken duyuyorum...Alışmışım varlığına gelip leptopla arama girecek,yanımda uyuyacak ya da battaniyeme gene tecavüz edecek  sanıyorum:)Onu özledim... Tek düşündüğüm özlediğim varlığı ..Bodrum katında günde 5 kere gelip derdini anlatmaya çalışmanı, arada kaçamak sosis verişimi Sana ,Seninde sessizce yemeni:).Balkona gelen gizli sevgilinle bakışmanı,tuvalete giderken Benimle saklambaç oynama isteğini...Beni zor sevmiştin belki de sindire sindire sevdin.Aramızda güzel bir sevgi oluştu artık Beni benimsemiştin ve izin veriyordun ve O'na yaptığın ;eve gelirken  hissedip kapıya koşmanı  Bana da yaptın.. Seni özlüyorum minik,tombik kuşum evimdeki vik vik sesini,her mutfağa gidişimde ne yapacak ki ,bir şey koparır mıyım diye koşmanı ......:(

Ürküntülerim

     Eski köhne,yitik evlerin yanından geçerken birisi beni kıstırıp orada tecavüz eder diye ürperirim geçerken...

  Bazen yatağımın altı boşsa bir el tutup çeker mi ki?gibi bir düşüncem var....

  Eski tarihi eserlere dokunamam , yaşanmışlık kaç kişi dokunmuştur?Kaç beden?diyerek dokunamam,dokunduysam ürperirim  binlerce ruhu hissetmişim gibi....

 Mezarlıklara gidemem ama bu ürpertiyi ablam aşıladı küçükken....(güzel öcü  hükayeleri)

 Az varmış genede

3 Eki 2010

Şiir

     Aslında şiirden kapalı ,manalı, ağdalı sözlerden anlamam.Şiir dediğin düz yazı gibi olmalıdır bir anda çıkmalı ve denmeli .Anladığım yazar şairler ,CAN YÜCEL ,ORHAN VELİ ,TURGUT UYAR,EDİP CANSEVER'dir.Güzel olma kaygısı barındırmayan olduğu gibi iletilen duygular...

CAN YÜCEL in tok sesiyle düşününce birde.....


Sadece vazgeçmeyi bildim...
 
Asla sevmediğim birine seni seviyorum demedim,
ya da asla birini severken karşılı......ğını beklemedim...
Dostluğuma değer biçmedim, sevgime ise hiçbir zaman sınır çizmedim...
Sevdiysem sonuna kadar gittim, bitirdiysem öldürse de hasreti geriye dönmedim...
...Bazen çok kırıldım, bazen belki de kırdım...
Ama hata insana mahsustur dedim..
Affettim, af diledim..
Kimileri birden fazla kırdılar kalbimi ama ben onları yine de affettim..
Onlar belki beni saflıkla yargıladılar.
Belki de içten içe sinsice güldüler...
Ama asıl unuttukları şuydu... Ben aldanmadım...
Aldanan her zaman kendileri oldular ama bunu anlayamadılar...
Bir insan kaybının ne olduğu bilemedikleri için...
Kaybetmek onlar için bir alışkanlık haline geldiği için..
Oysa ben hiç insan kaybetmedim...
Sadece zamanı geldiğinde vazgeçmeyi bildim o kadar

2 Eki 2010

Cumartesi Ateşi

           Bu bir cumartesi ateşi dostlarla geçen ...Yer:Kadıköy.Mekan:Zurih :)Ucuz buzlu bira ve muhabbet...Muhabbet nişanlı çiftimizin bekarlığa veda-partisi neler yapılabilirler :)Uçarı düşünceler,planlar,hareketler..Çiftlerimiz saatin 23:00' e göstermesi  dolayısıyla ayrılma girişimleriyle 3 kafadar kalışımız Bizde 1 saate kalkarız demeler(hadi oradan) eskiler,yeniler,güncel şeyler ve gülüp geçmelerle saatin 3 olması Benden bir oha aa kopması nasıl gidicez Burak Biz?Neyse ki Burak da Üsküdar da :)Taksi-dolmuş denen şey var:)...Kadıköye doğru aşağı inme,inceden esen ayaz ...Aşağıya yürüyüş sonrasında  etap bu ikilinin keşfettiği dürümcü 3 tekerlikli şiş-kebap arabası; çok lezizdi kesin kes Kadıköy'e giderseniz tavsiye ediyorum hala dişimi temizliyorum :)Muazzam geldi  daha çok yer ve düşünce planlarıyla geçen zamanlar :)Bakalım Burakla bir bisiklet turu ufukta, önce kondisyon şart abiciiim!Süper birgün dü :)Eskiler ,fotoğraflar ,çiftimize takılmalar :)Ve yağmur çişelerken yenen yemeğin tadı taksi-dolmuş ve evim evim güzel evim :))

1 Eki 2010

Anıkolik

    MEM !!Şimdiki zaman hapishanesinden kurtulmanızı sağlayan MEM !!Gidiş ..Anılara küçükken kardeşinle oynadığın elma ağaçların altındaki anına,üniversitede sırada uyuklayan anına,annenin sana o ucuz ama dünyadaki en değerli bebeği aldığı ana,çok sevdiğin kaybettiğin kişilerin yanına...Ama kontrol Sende değil ruhun O bedende 6 yaşındaki Senle,25 yaşında ki Sen aynı beden de..Neyse ki kötü anlara gidememeyi seçiyorsun:) Özlediğin şuan yanında olan ama farklı umarsız insanlara gidiş...Ama dediğim gibi kontrol sende değil!Kaybettiğin insana dur yapma! bizi öldürme diyemediğin ya da ölmüş annene sol omuzundan bakamadığın doya doya...25 yaşında ki senin kulakları tıkalı sanki pamuk koymuşsun,içten gelense... 6 yaşında ki gittiğin andaki Senin sesin bir yabancı gibi.. kulakların tıkalı olduğunda konuştuğunda ki hal durumu .İnce zayıf bir ses. Sadece o anı yaşarsın ne eksik ne fazla bedenini kontrol edemezsin...Hatırlarsın küçücük ayrıntıyı o gün ailenle o güzel akşam yemeğinde ki;annenin çorbasının kokusunu ve az sora çıkacak sebepsiz kavganın 6 yaşında ki sende yaptığı korkuyu bakıp sarılmak istersin kendine kendi çocuğunmuş gibi ama kolun senin mi ? Yoksa 6 yaşındaki senin midir? Minik tüysüz kırmızı bir kol kolunda ki yara....
         MEM  alıp 4 yaşında annemgilin bahçeli evinde dedemin sırtında düşündüm kendimi... Karizmatik kemik gözlüklü,yakışıklı O yüce insan! :dedem.Hem adam hem çocuk ilk öğretmenlerden,  rahat ,şen insan.. Bana lira gözlüm dediğini duyuyorum hüzünlü kızım benim dediğini ...Belki de kemik gözlük takıntım O'nu  Dünyada ki her şeyden çok sevmem.. :)Az önce oynadık sırtındaydım o koca devin mavi gözlü devin :)Her sıkıldığımda bir MEM bir anı kırıntısı......



          Şu anda annemin yanındayım ağır buz gibi yün yorgan altında abimle,Ben..annem ortada bize kibritçi kızı anlatıyor her gün aynı hikaye  ya da yaramaz keloğlan (bu abim). 6 yaşında ki bedenim merakla 100 kere duysa da sonunu merak ediyor hikayenin ve gene üzülüyor sadece hissetmek isteyen o küçük kıza..Artık yatın diyen annemin sesi kulaklarımda :)Küçük ben gözlerini kaldırdığında ne kadar güzel ve zayıf olduğuna bakıyorum  annemin .Bir an Bende güzel olucum diyorum ve içimden gülüyorum :)Bir an silikleşiyor galiba ilacın etkisi bitmekte...Gözümü kapayıp gene fotoğrafına dalıyorum yok olmuyor burdayım  çizk kollarım  ve bu koca bedende....
    Bu bir kitap incelik dolu eskiye özlem değil  her yere gidebilirsin eskinin değerleri bunlar Biz olmayı yitirmeyi fark etmek Beni,Bizi Onları hatırlamak PAGAN KENNDY'nin kitabı ANIKOLİK basit,içten bir anlatım  okunması gereken bir kitap

27 Eyl 2010

Kelime Türetme...

Baba:Şişko domates yarım kilo patetesss:)
Bulut:Yutmak istiyorum.
Defter:Bir sürü defterim olsun
Boya kalemleri:Şurayı ne renk yapsam?
Kedi:İncam,Noam,torunlarım...
İş:Kendimi idame ettirmem gerek
Kürek:3 giriş çekiyoruz 10 tempolu  devam :)
İnsanlar:Bazen korkuyorum
Ev:Nerede?
Telefon:Mesaj yazamıyorum niye ki?
Ev Sahibi:Çirkeflik
Kızma:Uzak dur Benden
Ağlamak:Gözüm balon oldu..
Çiçek:Biberlerim kızarmış
Parfüm:Bugün de sıkmadım yaa :(
Pencere:Kocamaaan penceler istiyorum
Sakinlik:Mutluluk
Üzmek:Kimseyi üzemem ben
Sevmek:İçimden gelen
Taksim:Kargaşa.Ben buraya ait değilim
Kuzguncuk:Akşamları hava alma yerim sığınak
Annem:Kahramanım! :)

7 Eyl 2010

Deli....

         Deliydi!İnsanlar böyle derlermiş ... Küçüklükten beri kendiyle konuşurdu.. Ablası,abisi dışarıda oynarken O tiyatro yapar,aynalı komadinde suratlar yaratır ,hayaller kurardı.. Hep ölümü düşlerdi annesigilin yatak odasında ki pencerenin kenarından koca kırmızı oje lekesi...Hayır leke değil di o!Kanıydı orada öylece pencere kenarında ölmüştü sessizce. Ölüm? kötü değil di küçükken hiç öyle görmezdi.Ölüm sakinlik di huzur verici boşluktu ...Her pencereye gittiğin de hüzünlü bir hikaye uydururdu.İzlediği bir filmde erkeğin eve doğru koştuğunu ve geç kaldığını  görmüştü çünkü böyle diyordu.Aldı kollarına cansız kadının bedenini,koştu ağlayarak ..Bunu hayal ederdi.Kadın bunu seçmişti..Hep bu filmi düşündü neydi bu film?Bulamadı tek bir sahne kaldı gerisin geri...Tuvalette ki pas lekesine de bir yorum getirmişti dedesiydi O!Dedesi klozette düşmüş ölmüştü.Korkardı oraya gitmeye evin en kuytu yeri..Tek ölüm kötüydü o oda Onun  ki.Çok severdi Onu..  Onun öğlen ezanında öldüğünü duymuştu büyüklerden.O yolda öldüğünde  O da annanenisiyle evdeydi ,hatırlamıyor bunları O na sonradan denildi bu pas hikayesini kurduktan sonra...O an hiç susmadan ağlamış,hissetmiş ve susmamış..Küçüklüğüne dair tek hatırladığı annanesinin 3 katlı evinin orta merdivenlerini süpürgeyle tozuturken Onun gülerek karşıdan geldiğidir bir anlık görünmüş ve gitmiştir neredeyse oraya...Tek ölüm kötü O nun olması her öğle ezanın da perdenin arkasında ağladı ,Onu bekledi gelip alacaktı hep böyle düşündü...Anne babasıyla ilişkisi? Onlar hayat telaşında olduklarından azdı ..Devamlı içinden söylenirdi,ağzını oynatarak sinirlendiğinde,Babası --Hanım bak gene bir şeyler söyleniyor derdi  
....Arkadaşı yoktu ablasına  askıntı gezmek zorunda kalırdı.Ablasının kolunda naylondan bilezikler  sokakta ip atlamacılar O sadece ipin içinde olan kişi olurdu hiç sevmezdi atlamayı hele ki yapamadığı bir şeyse nefret doğruydu ...Abisine cadılı olup olmadık hikayeler anlatır sora da kıs kıs gülerdi,ablasının anlattığı zombili ,mezarlıklı hikayeler yüzünden ömrü boyunca mezarlığa giremedi.Ölüm sessizlikti,sakinlikti ablasının hikayelerinde ölüler canlanırdı,huzursuz vericiydi ölü.. Sakinlik olmalıydı O öle düşlerdi yıkılmıştı huzur imajı.Ölülerin Ondan huzur istemelerinden korktu,büyük ninesinin elini hiç tutamazdı bu yüzden.Ölü bir kemik di Ona dokunursa huzursuzluk geçerdi..Gene de Onu severdi köyün en akıllı kadınıymış,deli dolu köydeki diğer kadınlar içinde imtihana girip Türkçe okuma yazma belgesi almış ti zamanın da :).
      Elektronik aletlerinin içlerini açıp sökmeyi,teknolojik bir şey yapma çalışmayı,olmayınca da abisine suçu atıp bir fiske yememeyi iyi bilirmiş..İlk aşkı anaokulunda ki tombik yanaklı..Bir gün erkeklerle trafik oyunu oynamayı seçtiğinden,Onu yanına almadığından koca yarım yıllık ilişkisini  söküp atmış..Çünkü O da trafik  oynamayı seviyormuş,pipisi olmadığı için yaptığı affedilemezmiş!Pipi konusu saplantıymış abisinin sünnet törenin de kıskandığından törende azıtıp Benimde vardı da babam kesip attı diyecek kadar büyük ..  Devamlı ayakta işemeye çalışıp Benimde pipim olsa böyle yandan gitmeyecek demesi bu yüzdenmiş...Anaokulunda diğer çocukların bez patik gibi ayakkabılar giymesine karşın ortopedik ayakkabı giymiş olan çocuk,gücü ayakkabısından gelen çocuk! devamlı kendisini sıkıştırıp  o demirli ayakkabılarıyla ayaklarına vuran çocuk! ezici erkek modeli Ona karşı bez patiklerle güçsüz olmanın verdiği duygu..:(
   Evin salonu girilmeyen evin korkulu yeri saydığı klozetin yanı çok sessiz,gizemli yer.Gizlice girip her şeyi karıştırırmış hatta bu karıştırmaların da ablasının annesinin ölüm haberlerini bulmuş aklı daha ermediğinden mi dersiniz ki böyle bir şey çözülemez  o yaşta!Ablasına üvey üvey diyip,babasına devamlı O kadın kim diye sorarmış ki, bu gizi yıllar sonra öğrenmiş Ablasından büyük bir özür dileyerek çocukça bir şeydi yaptığım diyerek  ....
Resim yazısı ekle
      İlkokul hırslı bir çocuk her yönde akıl timsali,gıcık küçük kız modeli..İkircikli ilk duygusal ilişki hep bu Georgia adlı çocuk dizisinin hayata yansıması 2 ayrı sevgi biri gözlüklü öğretmenin çocuğu (statü) diğeri kadar zeki olan yakışıklı zıpır(zibidi).2side rakip 2de arkadaş  İkisini de sevme içgüdüsü birlikte..Ve olmadık kıskançlık hayalleri hiçbir zaman açılmama ...

     İlk cinsel istismar bunu yıllar sonra anlayabilme ..Oyundu  Yapılan öle demişti küçük bir oyun oynacaz şimdi.. Üzülmeyin herkes de 1 adet kesin mevcut ya akrabaların ya da çevrede ki sizden büyük çocukların dokunma deneyimleri onuralamaz yara açmayan ya da açan hiç bir zaman yaptıklarını nedeni şundan dolayı şöyle oldum diyemezsin neyse...İlerde diğer ellenenlerle bana bunu yaptı Oha bana sadece bunu yaptı denilen artık kazık olmuş adamların utandığı mevzuları mağdurların konuşması ..
    Gezinmeler o şehirden o şehre taşınmalar kardeşinle aynı okulda okuma deneyimleri,Senden sadece 2 sınıf altlara gidip hocalık duygunu tatmin etme,köy kokuları terörist korkusu,ağalar,paşalar küçük yerlerin güzellikleri...
   Yaz tatilleri zorla yatılan uykular,zorla gidilen camiler,iri kıyım kızların seçilmesi, dinden ilk soğuma ve her yaz, her yaz sadece Sübhaneke  öğrenmeler,annenizin hayata karşı agresifliği, korkmalar, ananevi ilacı içip götünüzden alev çıkacak kadar ateşlenmeler ama diyememe...
   Artık ortaokuldayız abisinin en yakın arkadaşına 6 yıllık platonik sevgi,en güzelinden...Pis ergen erkeklerden iğrenme,hormonsal hayvanlar...En yakın arkadaşın,sevdiğin çocukla çıkması gizliden atılan kazıklar!Yarışlar,beklentiler,ders ders...
   Kötü olaylar,kandırılmalar,sevgi sömürmeleri,intihar planları,birkaç kez denemeler,kanıtmalar,kanırtmalar,taklitler,gülmeler,deli dolu olmalar,hayatı olduğu gibi görme yaşama ve unutmalar,hissizleşmeler,durup dururken ağlamalar,uyumak istememeler,içip içip sıçmalar,ruhunda ki yarayı unutmamak için sevişmelerle milleti uzak tutmalar ,sevgiler,ilk heyecanlar,hediyeler,saçını kazıtmalar,ilk aşk,umutsuz aşk,huzur bulmalar,yitirmeler,kavgalar,esrime zamanları ,süklüm eşyalar-püklüm bavullar,gitmeler,gelmeler,ihanetler,umursamamışlık,denge,saç kesmeler,deli rüyalar,korkutmalar,özlemeler,iç geçirişler,boşluk hissi,arkadaşlar,gezentiler,işler,güçler,duygular...
BİR DELİNİN İÇ DÜNYASI, RÜYASI